İkale sözleşmesi, taraflar arasında daha öncesinde var olan hukuki ilişkisinin sonlandırılması amacıyla hazırlanan sözleşmedir. Uygulamada hizmet sektöründe faaliyet gösteren üst düzey personellerin işten çıkarılması esnasında hazırlanmaktadır. Yargıtay uygulamalarında ikame sözleşmesinin geçerli olabilmesi için bazı şartlar aranmaktadır. Ayrıca, ikale sözleşmesi kapsamında ödenen ücretlerden gelir vergisi kesilmesi, en çok tartışılan konulardan biridir.
Bu içerikte, ikale sözleşmesinin nasıl geçerli olacağı ve sözleşmeden doğan vergilendirmeler hakkında detaylı bilgi verilecektir.
İkale Sözleşmesi Nedir ve Neden Hazırlanır?
İkale sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nda düzenlenmiş bir sözleşme tipi değildir. Uygulamada taraflar arasında bir sözleşmeyi sonlandırma veya bozma amacıyla ortaya çıkarılmıştır.
İkale sözleşmesinin hazırlanma amacı tarafların birbirleri ibra ettiği teyitlemesidir. Bir hukuki ilişki sona erirken hak ve alacak kalmadığının tespit edilme ihtiyacı sebebiyle bu sözleşmeler imzalanmaktadır. Özellikle 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamında iş işveren ilişkisi sona erirken işe iade davası açılmasının önüne geçilmek istenmektedir.
İş Hukukunda İkale Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları

İkale sözleşmesi, iş sözleşmesini sona erdirir ve işçinin sonrasında işe iade veya işçilik alacakları için dava açması mümkün değildir. Bu sebeple, zayıf olan işçinin korunma ihtiyacı sebebiyle, Yargıtay uygulamalarında bazı şartlar aranmaktadır:
Tarafların anlaşma sağlaması,
Makul yararın sağlanması,
İbra halinde yazılı olarak yapılması
Tarafların Anlaşma Sağlaması
İkale sözleşmesinin geçerli olabilmesi için tarafların hür iradesiyle anlaşmaya varmalıdır. İlk olarak işçi ve işverenin iş akdini sonlandırma konusunda ortak bir iradeye sahip olması gerekir. Akabinde, işçinin hakkedişleri; ihbar, kıdem, fazla mesai, prim gibi alacakları konusunda taraflar mutabık kalmalıdır.
Makul Yararın Bulunması
Makul yarar kavramı, iş sözleşmesi sona eren işçiye ek menfaat sağlanmasını ifade etmektedir. Yargıtay uygulamalarında, ikale sözleşmesiyle iş sözleşmesinin sona erdirilmesi halinde, işçiye ek bir menfaat sağlanması gerektiğini ifade etmiştir. Ancak, iş akdini feshetme önerisinden kimden geldiğine göre makul yarar ölçütü değişmektedir:
İşveren Teklif Etmişse: İşçinin kıdem, ihbar gibi kanuni alacaklarına ek bir makul bir bedel ödenmesi gerekir. Sadece işçilik alacaklarının ödenmesi, makul yarar sağlandığı anlamına gelmemektedir.
İşçi Teklif Etmişse: Bu durumda işveren kural olarak işverenin ek bir makul yarar sağlama sorumluluğu yoktur. İşçinin kıdem ve ihbar gibi kanundan doğan alacaklarının ödenmesi yeterlidir.
İkale sözleşmesiyle ödenecek işçiye ödenen makul yararın, kanuni işçilik alacaklara nazaran çok düşük kalmamalıdır. Örneğin, 1.000.000,00 TL işçilik alacakları için, 50.000,00 TL makûs yarar olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Taraflar arasında makul ölçüde belirlenmesi gerekir. Nitekim, Yargıtay Kararı- 9. HD., E. 2019/3894 K. 2019/22092 T. 11.12.2019 tarihli kararında ödemenin yeterli olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiği ifade edilmiştir
“…Somut olaya gelindiğinde; iş sözleşmesinin işverenden gelen teklif üzerine imzalanan ikale sözleşmesi ile sona erdirildiği, işçiye kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra üç maaş tutarında ilave ödeme yapıldığı, sözleşmenin irade fesadı hâllerinden birisi ile sakatlandığı hususunda bir ispat bulunmadığı, asıl uyuşmazlığın imzalanan ikale sözleşmesinin geçerlilik şartlarından kabul edilen makul yarar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğine, daha açık bir ifadeyle yapılan ödemenin yeterli olup olmadığına ilişkin olduğu görülmektedir.”
İkale Sözleşmesinde İbra Hükümleri Olması Halinde Aranan Şartlar
İşçi ile işveren arasındaki ikale sözleşmesi, aynı zamanda ibra hükümleri içeriyorsa şu şartlar aranmaktadır:
Yazılı olarak yapılmalı,
İş sözleşmesi sona erdikten 1 ay sonra hazırlanmalı,
İşçilik alacakların niteliği ve miktarı açıkça yazılmalı,
Ödemeler banka aracılığıyla yapılmalıdır.
İkale Sözleşmelerinin Geçersizlik Halleri
Yargıtay uygulamaları kapsamında aşağıdaki hallerder ikale sözleşmesinin geçersizliği ileri sürülebilir:
İrade Sakatlığı: İşçiye ücretleri ödeneceği cihetle sözleşme imzalatılması veya işçilik alacakları konusunda yanıltılması, irade sakatlıklarına örnektir. Bu durumda işçi tarafından ikale sözleşmesinin geçersizliği ileri sürülebilir.
Makul Yararın Ödenmemesi: İşveren tarafından iş sözleşmesini feshetme teklif edilmiş ve ek yarar sağlanmazsa, Yargıtay uygulamalarınca ikale sözleşmesi geçersiz sayılmaktadır.
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2023/18033 Karar No. 2023/16711 Tarihi: 07.11.2023;
“İş ilişkisi taraflardan her birinin bozucu yenilik doğuran bir beyanla sona erdirmeleri mümkün olduğu halde, bu yola gitmeyerek karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirmelerinin nedenleri üzerinde de durmak gerekir. Her şeyden önce bozma sözleşmesi yapma konusunda icapta bulunanın makul bir yararının olması gerekir. İş ilişkisinin bozma anlaşması yoluyla sona erdirildiğine dair örnekler 1475 sayılı İş Kanunu ve öncesinde hemen hemen uygulamaya hiç yansımadığı halde, iş güvencesi hükümlerinin yürürlüğe girmesinin ardından özellikle 4857 sayılı İş Kanunu sonrasında giderek yaygın bir hal almıştır.”
İkale Sözleşmesinin Hukuki Sonuçları
Yargıtay uygulamaları kapsamında geçerli bir ikale sözleşmesi iş ilişkisi sona erdirir. Bu durumda işçinin aşağıdaki hukuki yollara başvurma imkanı yoktur:
Kıdem gibi işçilik alacakları,
İşsizlik sigortası ödeneceği,
İşe iade davası
9.HD. 07.11.2022, E. 2022/13005 K. 2022/14451, iş sözleşmesi sona erdikten sonra işe iade davasının açılamayacağını düzenlemiştir:
“Genel anlamda tasfiye sözleşmesi.; işveren feshinden sonra bu fesih nedeniyle … sözleşmesinin sona ermesinin sonuçlarının düzenlendiği ve böylece taraflar arasındaki … sözleşmesinin tasfiyesinin amaçlandığı bir sözleşmedir. Bu sözleşme ile işveren feshi, işçi tarafından kabul edilmiş olmakta; feshin geçerliliğini kabul eden işçi, feshe karşı işe iade davası açmayacağı konusunda işverene güvenlik sağlamaktadır. “
İkale Sözleşmesi Gelir Vergisi Kesintisi ve İstisnaları

En çok tartışılan hususlardan biri, ikale sözleşmesi kapsamında ödenen ek makul yararın gelir vergisine tabi olup olmadığıdır.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu (GVK)’nda 21.03.2018 tarihli değişiklik öncesi, anlaşmalı olarak iş sözleşmesinin sona ermesi sebebiyle ödenen ek ücretlere ilişkin bir hüküm yoktu. Bu kapsamda gelir vergi kesintilerine yönelik itiraz yoluyla iade alınma imkânı vardı. Nitekim, Danıştay 3. D. E:2012⁄170, K:2014⁄2703 5.6.2014 tarihli kararında, bir makul yararın bir hizmet karşılığında ödenmemiş olması sebebiyle, iade alınabileceğine hükmetmiştir.
21.03.2018 tarihinde GVK m.25/7’de yapılan değişiklikle göre, ikale sözleşmesiyle ödenen ek menfaatler, belirli bir rakam istisna tutularak gelir vergisine tabi tutulmuştur. Örneğin, 1475 sayılı İş Kanunu’na tabi çalışanlar için, kıdem tazminatı ve diğer ek ödemelerin toplamı, en yüksek devlet memuruna ödenen azami emekli ikramiyesi tutarını aşmadığı sürece vergiye tabi değildir. Bu tutarı aşan kısım için vergi kesintisi yapılır.
İkale sözleşmesi genellikle hizmet sektöründe çalışan işçilerle imzalanmaktadır. 303 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğin “Hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra yapılan ödemeler ve yardımlarda istisna” başlıklı m.11/1 şu şekilde düzenlenmiştir;
“Çalışma hayatında hizmet erbabına işten ayrılma, emekli olma, dava açılmaması vb. nedenlerle karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi ödemeler yapılabilmektedir. 193 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinin (b) alt bendinde yapılan düzenleme ile bu ödemelerinde çalışanın tabi olduğu mevzuata göre kıdem tazminatına ilişkin istisna tutarının hesabında dikkate alınması gerektiği hususuna açıklık getirilmiştir. Buna göre, anılan Kanunlar uyarınca ödenecek kıdem tazminatlarından gelir vergisinden istisna edilecek tutar hesap edilirken, yukarıda sayılan ödemeler de dahil edilerek ödemelerin toplamı üzerinden istisna uygulanacak, istisnayı aşan tutarlar ise ücret olarak gelir vergisine tabi tutulacaktır.”
Bu kapsamda hizmet sektöründe çalışan işçilere kıdem tazminatı ödenmediği durumlarda ise, kıdem tazminat miktarının 24 katına kadar vergiden istisna tutulmaktadır.
Sonuç olarak, ikale sözleşmesiyle ödenen ek ücretlerin gelir vergisinden istisna olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Vergi dairesinde fazladan bir vergi kesintisi yapması halinde itiraz edilmelidir. İtiraz akabinde bir sonuç alınamazsa, vergi mahkemelerinde dava açılması gerekmektedir.
Sonuç
İkale sözleşmesi, daha öncesinde var olan bir hukuki ilişkisi sona erdiren veya bozan anlaşmalardır. Özellikle iş hukuku kapsamında karşımıza çıkmaktadır. İşveren tarafından iş akdini sonlandırma önerisi gelmesi halinde, Yargıtay kararları uyarınca işçiye ek makul yararın ödenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde taraflar arasında imzalanan sözleşmeler geçersizdir.
21.03.2018 tarihi öncesinde ikale sözleşmesiyle ödenen ücretler gelir vergisinden istisna tutulmaktaydı. 21.03.2018 tarihinde GVK’da yapılan değişiklikle yapılan değişiklikle gelir vergisine tabi tutulmuştur. Ancak, vergiden istisna haller düzenlenmiştir. Herhangi bir istisna uygulamadan, tüm bedel üzerinden vergi kesintisine itiraz edilme imkânı vardır.
Sıkça Sorulan Sorular
İkale Sözleşmesi İmzalamak Zorunda mıyım? İmzalamazsam Ne Olur?
Hayır, ikale sözleşmesi imzalamak zorunda değildir. Bu sözleşme, karşılıklı bir anlaşmaya dayanır. Anlaşma şartları kabul edilmediği takdirde, iş sözleşmesi feshedilebilir. Bu durumda işçilik alacaklarınız için dava açabilirsiniz.
"Makul Yarar" Ne Demektir?
Makul yarar," Yargıtay'ın ikale sözleşmesinin geçerliliği için aradığı şartlardan biridir. İşverenin iş sözleşmesini feshetme önerisi yapması halinde, işçiye ek bir menfaat saplaması gerekmektedir.
Bu ek menfaat, somut duruma göre değişmekle birlikte, işçinin kıdemine ve pozisyonuna göre birkaç aylık ek ücrete denk gelebilir. Eğer işveren size bu ek yararı sunmuyorsa, sözleşme geçersiz sayılabilir ve haklarınızı dava yoluyla talep etme hakkınız doğar.
İkale Sözleşmesi İmzalayan Bir İşçi İşe İade Davası Açabilir Mi?
Hayır, tarafların anlaşarak iş sözleşmesini sona erdirdikten sonra işe iade davası açamaz. Ancak, işçinin iradesi sakatlanarak sözleşmesinin imzalanması halinde ikale sözleşmesi geçersiz olur ve açılabilir.
İkale Yazılı Olmak Zorunda Mı?
Kanunen yazılı olarak yapılması zorunlu değildir. Ancak, yapılan ödemelerden hangisinin işçilik alacakları veya makul yararı olduğunun tespiti için yazılı olarak yapılmalıdır. Ayrıca, sözleşmede ibra hükümleri geçiyorsa yazılı olarak yapılması zorunludur.
İkale Ödemesinden Gelir Vergisi Kesilir Mi?
Evet, ancak bazı kanuni istisnalar kapsamında olması halinde kesilmez. Kişinin tabi olduğu iş kanunu ve 303 sayılı tebliğ kapsamında, gerekli istisnaların yapılması gerekmektedir.
Anlaşmalı İşten Ayrılmada İşsizlik Maaşı Alınır Mı?
Hayır, iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşarak sona erdirilmesi halinde işsizlik maaşı alınamamaktadır.
Bu yazıdaki bilgiler aşağıdaki mevzuat, içtihat ve resmî kaynaklara dayanılarak hazırlanmıştır. Erişim: 27 Eylül 2025.
Okumaya vaktiniz yoksa, kullandığınız araçta bu yazının özetini tek tıkla açın.
Bağlantı seçtiğiniz aracı bu sayfanın adresiyle açar; kişisel veriniz aktarılmaz. Bu sayfadaki metin yapay zekâ ile değil, Av. Kaan Şafak tarafından hazırlanır. Yapay zekâ özeti bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez.

