Blog
→
Bilgi Merkezi →
Marka Hükümsüzlüğü Davası
Marka hükümsüzlüğü davası, tescilli bir markanın sicilden silinmesi ve hükümsüz kılınması için açılan davadır. Bir markası, fikri hakları veya isim
İçindekiler
Marka hükümsüzlüğü davası, tescilli bir markanın sicilden silinmesi ve hükümsüz kılınması için açılan davadır. Bir markası, fikri hakları veya isim hakkı ihlal edilen kişiler tarafından ikame edilmektedir. Marka tesciline itiraz süresi kaçırılmış veya tescil edilmemesi gereken bir markanın sicilden silinmesi için ikame edilmektedir.
Bu içerikte marka hükümsüzlüğü dava sebepleri, nasıl açılacağı hakkında detaylı bilgi verilecektir.
Marka Hükümsüzlüğü Nedir?
Marka hükümsüzlüğü, tescilli bir markanın sanki hiç tescil edilmemiş gibi hükümsüz kılınmasıdır. Geçmişe etkili sonuç doğuran bir hukuki işlemdir. Hükümsüz kılınan markanın 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında koruması sona erer.
Marka hükümsüzlüğü, marka iptalinden farklıdır. Hükümsüzlük hali geçmişe etkilidir ve sanki ilgili marka hakkında başvuru yapılmamış sayılır.
Hükümsüz kılınan markanın 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında koruması sona erer.
Marka Hükümsüzlüğü Davası Nedir?

Marka hükümsüzlüğü davası, SMK kapsamında tescil edilmemesi gereken bir marka tescil edilmişse, söz konusu markanın hükümsüz kılınması için açılan bir davadır. SMK m.25 hükmünde düzenlenmiş olup, isim veya fikri hakları ihlal edilen kişilere tanınmış bir hukuki çaredir. Marka tesciline itiraz süresini kaçırmış olan kişiler için tanınan dava hakkıdır.
Nitekim, her zaman Resmi Marka Bülteni’nin takibi mümkün olmayıp, olası hukuka aykırı tescil kararların geçersiz kılınması için bu dava açılmaktadır.
Markanın Hükümsüzlüğü Davası Şartları Nelerdir?
Bir marka hakkında hükümsüzlük davasının açılabilme şartları şunlardır:
- Tescilli Bir Marka Olması: Dava açılacak kişinin adına tescilli bir marka olması gerekir. Henüz başvuru aşamasında olan bir markanın hükümsüzlüğü talep edilemez.
- Menfaat Sahibi Olunmalı: Hükümsüzlüğü talep edilen marka bir başkasının tescilli veya tescilsiz markasını veya telif haklarını ihlal etmelidir. Sadece tescilli markalar için açılabileceği yanılgısı mevcuttur. Ancak, tescilsiz markalar için de bu dava hakkı mevcuttur.
- Marka Tescilinin Hukuka Aykırı Olması: Hükümsüz talep edilen markanın hukuka aykırı olarak tescil edilmiş olması gerekir. Yani, SMK m.5 mutlak veya m.6 nispi marka tescili ret sebeplerinden birinin mevcut olması gerekir.
Marka Hükümsüzlüğü Sebepleri Nelerdir?
Bir marka tescil başvurusunun ret sebepleri aynı zamanda marka hükümsüzlüğü sebepleridir. SMK m.25/1 hükmü şu şekildedir; “5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.”
SMK m.5 hükmünde marka tescilinde mutlak ret nedenleri; SMK m.6’da ise nispi ret nedenleri sayılmıştır. Söz konusu kanunda belirtilen sebeplerden herhangi bir aykırılık markanın hükümsüzlüğünü gerektirmektedir.
Davacı tarafın SMK m.5 ve 6’da yer alan sebeplerden bir veya birkaçı ileri sürmesi mümkündür. Herhangi bir sebebin varlığı markanın hükümsüz kılınması için yeterlidir.
SMK m.5 Uyarınca Marka Hükümsüzlük Sebepleri
SMK m.5’da yer alan hükümsüzlük sebepleri, TÜRKPATENT’in tescil başvurularında ilk inceleme yaptığı sebeplerdir. SMK m.5/1-ç maddesi hariç, genellikle kamu düzenine ilişkin hususlardır. Marka hakkı ihlal edilenlerin asıl itiraz sebebini SMK m.6’da yer alan hususlar düzenlenmiştir.
Söz konusu SMK m.5’te düzenlenen marka hükümsüzlük halleri şunlardır:
- Marka Niteliği Taşımayan İşaretler (SMK m.5/1-a): Grafiksel olarak gösterilemeyen veya sicilde açıkça anlaşılamayan işaretler marka olamaz. Örneğin; teknik olarak tanımlanamayan kokular veya tatlar bu kapsama girer.
- Ayırt Edici Karakteri Bulunmayanlar (SMK m.5/1-b): Tüketicinin zihninde belirli bir işletmeyi işaret etmeyen, çok basit çizgiler, tek bir harf veya sıradan geometrik şekiller ayırt edici kabul edilmez.
- Tanımlayıcı ve Betimleyici İbareler (SMK m.5/1-c): Ürünün cinsini, miktarını, amacını veya değerini belirten terimler tescil edilemez. (Örneğin; bir süt markası için sadece “Süt” kelimesinin tescil edilememesi).
- Aynı veya Ayırt Edilemeyecek Kadar Benzerler (SMK m.5/1-ç): Önceki bir marka ile birebir aynı olan veya halk nezdinde karıştırılma ihtimali bırakmayacak kadar benzer olan başvurular doğrudan reddedilir.
- Sektörel Genel Terimler ve İşaretler (SMK m.5/1-d): Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan, bir meslek grubuna veya sektöre ait genel adlar (örneğin; hukuk bürosu için “Avukat” kelimesi) tek bir kişi adına tescil edilemez.
- Ürünün Doğasından Kaynaklanan Biçimler (SMK m.5/1-e): Malın özgün yapısından kaynaklanan, teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şekil ve özellikler marka olarak korunamaz.
- Yanıltıcı İçerikli İşaretler (SMK m.5/1-f): Malın veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanlışa düşürebilecek ibareler tescil engelidir.
- Resmi Armalar ve Amblemler (SMK m.5/1-g): Paris Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınan devletlere ait armalar, bayraklar, resmi kontrol ve garanti işaretleri tescil edilemez.
- Kamuya Mal Olmuş Semboller (SMK m.5/1-ğ): İlgili mercilerden izin alınmamış; kamu yararını ilgilendiren tarihi, kültürel veya kurumsal değer taşıyan armalar ve nişanlar bu kapsama girer.
- Dini Değer ve Sembollerin İstismarı (SMK m.5/1-h): Toplumun dini inançlarını sömüren veya kutsal kabul edilen değerleri ve sembolleri içeren başvurular reddedilir.
- Kamu Düzeni ve Genel Ahlaka Aykırılık (SMK m.5/1-ı): Toplumun genel ahlak kurallarına aykırı olan, argo, küfür veya kamu düzenini bozabilecek ifadeler marka olarak tescil edilemez.
- Coğrafi İşaret İhlalleri (SMK m.5/1-i): Tescilli bir coğrafi işareti içeren veya ondan haksız yere faydalanmaya çalışan ibareler, SMK uyarınca mutlak ret nedenidir.
SMK Madde 6 Kapsamında Markanın Hükümsüzlük Sebepleri
SMK m.6’da yer alan sebepler, aynı zamanda marka tesciline itiraz sebepleridir. Hak sahiplerinin bir markanın tescil edilmemesi gereken sebeplerdir.:
- Benzerlik ve Karıştırılma Riski (SMK m.6/1): Mevcut tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan, aynı zamanda benzer ürün/hizmet grubunu kapsayan başvurular, halk nezdinde “karıştırılma ihtimali” oluşturduğu gerekçesiyle reddedilebilir.
- Yetkisiz Temsilci veya Vekil Başvurusu (SMK m.6/2): Marka sahibinin izni olmadan; ticari vekili, bayisi veya temsilcisi tarafından kendi adına yapılan tescil başvuruları, hak sahibinin itirazı ile engellenir.
- Tescilsiz Markanın Öncelik Hakkı (SMK m.6/3): Bir marka tescilli olmasa dahi, ticari kullanım yoluyla piyasada bilinirlik kazanmışsa, bu markanın aynısının veya benzerinin başkası tarafından tescil edilmesine karşı “öncelik hakkı” savunulabilir.
- Uluslararası Tanınmışlık (SMK m.6/4): Paris Sözleşmesi çerçevesinde dünya genelinde “tanınmış marka” statüsüne sahip olan ibarelerin, asıl sahibi dışındaki kişilerce tescil edilmesi yasal bir engeldir.
- Genişletilmiş Koruma ve Tanınmış Markalar (SMK m.6/5): Türkiye’de yüksek bilinirliğe sahip markalar, farklı sektörlerdeki (farklı sınıflardaki) benzer başvurulara karşı da korunur. Markanın itibarını zedeleyecek veya haksız kazanç sağlayacak başvurular bu kapsamda reddedilir.
- Fikri Hak ve Kişisel Hak İhlalleri (SMK m.6/6): Tescil edilmek istenen marka bir başkasının adına, ticaret unvanına, fotoğrafına veya telif hakkı içeren (logo, tasarım vb.) bir eserine müdahale ediyorsa tescil süreci durdurulur.
- Yenilenmeyen Markaların Koruma Süreci (SMK m.6/7 ve 6/8): Koruma süresi dolan ancak yasal yenileme süreci geçmemiş markalar, belirli bir süre daha (iki yıl) önceki sahibinin haklarını korumaya devam eder ve benzer başvurular için engel teşkil eder.
Markanın Hükümsüz Kılınamayacağı Haller Nelerdir?
SMK m.25/4 uyarınca, bir marka hukuka aykırı tescil edilmiş olsa dahi sonradan ayırt edicilik kazanmışsa;
- Ayırt edici karakteri bulunmadığı,
- Tanımlayıcı veya betimleyici ibare olduğu,
- Herkes tarafından kullanın ticari ibare olduğu cihetle hükümsüzlüğüne karar verilemez.
Markanın Hükümsüzlüğü Davası Kimler Açabilir?

SMK m.25/2 hükmünde marka hükümsüzlüğü açabilecek kişiler şunlardır;
- Menfaati olanlar,
- Cumhuriyet savcıları
- İlgili kamu kurum ve kuruluşları
Marka hükümsüzlüğü açabilecek olan menfaat sahipleri ise şu şekildedir;
- Markası tescilli olanlar,
- Ticaret unvanı veya işletme adları ihlal edilenler,
- Fikri hakları ihlal edilen kişiler,
- Piyasada bilinirlik kazanmış tescilsiz marka sahipleri
Markanın Hükümsüzlüğü Davası Kime Karşı Açılır?
Marka hükümsüzlük davası sicile marka sahibi gözüken kişiye karşı açılması gerekmektedir. Henüz tescil edilmemiş bir markaya yönelik dava açılma imkânı yoktur.
Dava aşamasında marka bir başka üçüncü kişiye devredilmesi halinde, yargılama markayı devralan kişi üzerinden devam eder. Yani, dava açtıktan sonra davalının markayı devretmesi halinde, devralan kişi yönünden dava devam eder.
Marka Hükümsüzlüğü Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?
Marka hükümsüzlük davasında görevli mahkemeler ihdisas mahkemeleri olan Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemeleridir.
Davanın açılacağı il ve ilçe, yani yetkili mahkeme ise;
- Hükümsüzlük talep edilen marka sahibinin yerleşim yeri,
- Marka sahibinin Türkiye’de yerleşim yeri yoksa, marka adına kayıtlı marka vekilinin yerleşim yeri,
- Marka vekili de mevcut değilse Ankara Fikri ve Sınai Mahkemeleridir.
Marka Hükümsüzlüğü Davası Zamanaşımı
Marka hükümsüzlüğü davasında zamanaşımı, SMK m.6/1’de düzenlenen aynı veya benzer markalara dayanak gösterilmesi halinde mevcuttur. Diğer dava sebeplerinde bir zamanaşımı süresi yoktur. SMK m.6/1 kapsamında bir markanın hükümsüzlük sebebi taşıdığı öğrenilmesinden itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerekmektedir. 5 yıl sessiz kalınması halinde bir markanın hükümsüzlüğü talep edilemez.
Marka Hükümsüzlüğü Davasında İhtiyati Tedbir
Bu davalar genellikle bir marka hakkını ihlal etmesi sonucunda açılmaktadır. Dava açılmasıyla birlikte ihtiyati tedbir de talep edilmesi mümkündür. Tedbir talebi olarak;
- Markanın üçüncü kişilere devredilmesinin önlenmesi,
- Dava sonuçlanıncaya kadar marka ihlalinin sonlandırılması
Marka Hükümsüzlüğü Davasının Sonuçları
Hükümsüzlük talep edilen marka hakkında yargılama sonucunda üç ihtimalde karar verilmesi mümkündür:
- Tam Hükümsüzlük: Markanın tescil edildiği tüm mal ve hizmetler kapsamında hükümsüz kılınması. Örneğin; markanın (14.) takı sektöründe, (25.) sınıf giyim ve (35.) sınıf e-ticaret sınıflarında tescilli olsun. Mahkeme tüm mal ve hizmetler kapsamında hükümsüz kılabilir.
- Kısmı Hükümsüzlük: Mahkemece markanın sadece belirli mal ve hizmet sınıfında hükümsüz kılınmasına karar verebilir. Örneğin; dava açan marka (3.) sınıf kozmetik ürünlerinde tescilli olduğunu varsayalım. Davalı firmanın da (3.) ve (37.) bakım ve onarım sınıfında tescilli olsun. Mahkeme sadece (3.) sınıftan markanın hükümsüz olduğuna karar verilmesi mümkündür.
- Hükümsüzlük Talebinin Reddi: Hükümsüzlük taleplerinin geçersiz olduğu tespit edilmesi halinde, dava reddedilecektir. Bu durumda aynı zamanda bir marka ihlali davası da açılması mümkün değildir.
Hükümsüzlük kararı geçmişe yönelik sonuç doğurur ve marka tescil başvurusu hiç yapılmamış sayılır. Ancak, aşağıda belirtilen karardan önceki hallerde hükümsüzlük kararı geçerli değildir;
- Davalının marka hakkına tecavüz sebebiyle açtığı davalarda kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar,
- Akdedilmiş ve ifa edilmiş sözleşmeler
Marka Hükümsüzlüğü Davası Sonrasında Marka İhlali Davası
Bir markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesine sebep bir başka marka ise, aynı zamanda marka ihlalinden de bahsetmek mümkündür. Örneğin, dava sebebi SMK m.5/1-ç veya m.6/1 uyarınca aynı veya benzer marka olması ise, davacının markası ihlali de gündeme gelebilir. Bu sebeple markanın kullanıldığı süreçlerle uğranılan maddi ve manevi tazminatın da talep edilmesi mümkündür. Konu hakkında detaylı bilgi için “Marka Hakkının İhlali 2025 | Marka İhlali Davaları” adlı içeriğimizi ziyaret edebilirsiniz.
Marka Hükümsüzlüğü ile Marka İptali Arasındaki Farklar
Marka hükümsüzlüğü ile iptali birbirleriyle çok karıştırılan kavramlardır. Ancak, her hukuki imkânın arasında bariz farklılıklar vardır:
- Hukuki Sebepler: Hükümsüzlük sebebi SMK m.5 ve m.6’da yer alan marka tescilinin ret sebepleridir. Ancak, iptal sebepleri ise; markanın 5 yıl kesintisiz kullanılmaması, jenerik hale gelmesi veya halkı yanıltacak hale gelmesidir.
- Başvurulan Kurum: Marka hükümsüzlüğü için dava açılması gerekmektedir. Marka iptali için ise, TÜRKPATENT’e başvurulmaktadır. Marka iptali için dava açılmamaktadır.
- Masraflar: Hükümsüzlük davasında maktu mahkeme harçları ile bilirkişi masrafları yatırılmaktadır. İptal talebinde ise, TÜRKPATENT’e başvuru harcı ve teminat yatırılmaktadır.
Marka iptali hakkında daha fazla bilgi edinmek için “Marka İptali Nedir? Hangi Şartlarda Gerçekleşir? (15.03.2025 Yönetmelik Değişikliğine Göre)” adlım kalemizi inceleyebilirsiniz.
Marka Avukatı Önemi
Marka hukuku alanında uzmanlık gerektiren konulardır. Bu davalarda bir marka vekili bilirkişiden rapor alınmakta ve dava ona göre sonuçlanmaktadır.
Ofisimizde marka vekili avukat ve bu alanda uzman bilirkişilik eğitimini tamamlamış uzmanlar tarafından hizmet verilmektedir. Alanında uzman marka avukatı kişilerden hizmet almak için bize ulaşabilirsiniz.
Sonuç
Marka hükümsüzlüğü davası, TÜRKPATENT siciline kayıtlı markaların sicilden silinmesi ve marka hak sahipliğinin sona ermesi için açılmaktadır. Aslında, kanunen tescil edilmemesi gereken markaların tescil belgelerinin iptal edilmesidir.
Marka hükümsüzlüğü SMK m.5 mutlak ret nedenleri ile SMK m.6 nispi ret nedenlerine dayanılarak talep edilmektedir. TÜRKPATENT’in esas incelemesinde göz ardı ettiği veya marka bültenine itiraz edilme süresinin kaçırılması halinde ikame edilmektedir.
Marka hükümsüzlük davasını; hak sahipleri, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve ilgili kamu ve kuruluşları tarafından ikame edilmektedir. Dava, marka siciline kayıtlı marka sahiplerine karşı açılmaktadır.
Sadece SMK m.6/1’de düzenlenen aynı veya benzer markaların aynı veya benzer mal ya da hizmet sınıflarında tescil edilmiş olması halinde 5 yıllık zamanaşımı süresi vardır. Diğer marka hükümsüzlük sebeplerinde herhangi bir zamanaşımı süresi yoktur.
Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesiyle birlikte, daha önce tescil edilmiş bir marka kanunen hiç doğmamış sayılır. Ancak, hükümsüzlük kararı öncesinde uygulanmış ve sona ermiş sözleşmeler bu karardan etkilenmez.
Sıkça Sorulan Sorular
İlk olarak ihtiyati tedbir yoluyla marka kullanımı durdurulmalıdır. Akabinde kişi hakkında maddi ve manevi tazminat davası açılmalı ve cumhuriyet başsavcılıkla suç duyurusunda bulunulmalıdır.
Bir markanın kanunen tescil edilmemesi gerekirken tescil edilmiş olması gerekmektedir. Yani, mutlak veya nispi ret nedenlerinden herhangi birine aykırı tescilli markaların hükümsüzlüğü talep edilebilir.
Hayır, marka hükümsüzlüğü davası arabuluculuğa tabi değildir. Doğrudan Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemelerinde dava açılmaktadır.
Herhangi bir hak düşürücü veya zamanaşımı süresi yoktur. Ancak, dava sebebi aynı veya benzer bir marka hakkına dayanıyorsa 5 yıl zamanaşımı süresi vardır.
Tescilli veya tescilsiz marka sahipleri, telif hakları ihlal edilenler, ticaret veya işletme unvanı sahipleri dahil hak sahipleri tarafından açılması mümkündür.
SMK m. 162 uyarınca hükümsüzlük kararları kesinleşmeden marka hükümsüz kılınamaz. Yargıtay dahil tüm kanun yollarının sona ermesi gerekir
Detaylı bilgi için aşağıdaki buton üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.